İngiltere’de yaşamını sürdüren Türk vatandaşları ve çifte vatandaşlar, hayatlarının önemli bir kısmını yurt dışında geçirseler de Türkiye ile olan hukuki, ailevi ve ekonomik bağlarını korumaya devam etmektedir. Türkiye’de bulunan gayrimenkuller, aile üyelerinden kalan miraslar, ticari yatırımlar veya Türkiye sınırları içerisinde tamamlanması gereken kişisel durum değişiklikleri, gurbetçi vatandaşların sıklıkla karşılaştığı hukuki konular arasında yer alır. Ancak iki farklı ülkenin hukuk sisteminin ve bürokratik süreçlerinin birbirinden farklı olması, İngiltere’de yaşayan vatandaşlar için zaman zaman karmaşık durumlar yaratabilmektedir.
Yurt dışında ikamet ederken Türkiye’deki hukuki süreçleri takip etmek; doğru adımların atılmasını, hak kayıplarının önlenmesini ve işlemlerin hızlıca sonuçlandırılmasını gerektirir. Özellikle boşanma kararlarının Türkiye’de geçerlilik kazanması, miras paylaşımı, şirket kuruluşu ve gayrimenkul yönetimi gibi konular, usul kurallarına sıkı sıkıya bağlıdır. Bu süreçlerin uzaktan yönetilmesi her ne kadar mümkün olsa da her somut olayın kendi içinde barındırdığı özel şartlar nedeniyle titiz bir hukuki hazırlık yapılması büyük önem taşımaktadır.
İngiltere Mahkemelerinden Alınan Boşanma Kararlarının Türkiye’de Geçerliliği
İngiltere’de yaşayan Türk vatandaşlarının en sık karşılaştığı hukuki süreçlerden biri, İngiliz aile mahkemelerinde gerçekleştirilen boşanma işlemlerinin Türkiye’de de resmiyet kazanmasıdır. İngiltere mahkemeleri tarafından verilen bir boşanma kararı, Türkiye’deki nüfus kayıtlarında kendiliğinden geçerli olmamaktadır. Bu durum, İngiltere’de hukuken boşanmış olan kişilerin Türkiye’deki nüfus kayıtlarında hâlen evli görünmelerine yol açar. Bu uyuşmazlık ise ilerleyen süreçlerde yeniden evlenme engellerine, miras hukukundan kaynaklanan hak kayıplarına ve mal paylaşımı sorunlarına zemin hazırlayabilmektedir.
Yabancı mahkemelerin boşanma kararlarının Türkiye’de de tanınması, geçmişte yalnızca mahkemeler kanatıyla yürütülen uzun bir süreçken, yapılan yasal düzenlemelerle birlikte belirli şartlar altında idari yoldan da mümkün hâle gelmiştir. Tarafların birlikte başvuru yapabilmesi durumunda, dış temsilcilikler veya nüfus müdürlükleri aracılığıyla yabancı mahkeme kararlarının nüfusa tescili gerçekleştirilebilmektedir. Ancak taraflardan birinin bu sürece katılmaması, taraflar arasında uyuşmazlık bulunması veya velayet, nafaka, mal paylaşımı gibi ikincil hükümlerin de Türkiye’de icra edilmesi gerektiği durumlarda yargı yoluna başvurulması zorunluluk arz etmektedir.
Yargı Kararları Işığında Tanıma ve Tenfiz Davalarında Usul ve Esaslar
Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi için açılan davalar, tanıma ve tenfiz davaları olarak adlandırılır. Tanıma davası, yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm kuvvetinin kabul edilmesi amacıyla açılırken; tenfiz davası, bu kararın Türkiye’de icra edilebilir (uygulanabilir) kılınmasını hedefler. Türk yargı organları, bu davalarda yabancı mahkemenin kararını esastan incelemez; yani davanın doğruluğunu yeniden tartışmaz. Mahkemenin incelediği temel unsurlar, kararın usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği ve Türk kamu düzenine aykırılık teşkil edip etmediğidir.
Yargıtay kararları, tanıma ve tenfiz süreçlerindeki usul kurallarının ne kadar hassas olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Örneğin, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2019/4986 E., 2019/10588 K. sayılı kararı ve Hukuk Genel Kurulu’nun 2023/1038 E., 2024/538 K. sayılı kararı gibi yüksek mahkeme kararları, tanıma ve tenfiz süreçlerinde taraflara yapılacak tebligatların, savunma haklarının korunmasının ve usule ilişkin belgelerin eksiksiz sunulmasının önemini vurgulamaktadır. Yabancı mahkemede dava açılırken veya karar kesinleşirken karşı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmamış olması, Türk mahkemelerinde tanıma talebinin reddedilmesine yol açabilecek en büyük risklerden biridir. Bu nedenle, İngiltere’deki mahkeme sürecinin başından itibaren usul kurallarına uygun hareket edilmesi hayati önem taşır.
İngiltere’deki Gurbetçiler İçin Türkiye’de Miras Paylaşımı ve İntikal İşlemleri
İngiltere’de yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye’de en çok işlem gerçekleştirdiği alanlardan bir diğeri ise miras hukukudur. Türkiye’de bulunan bir yakının vefatı sonrasında, mirasçıların haklarını koruyabilmesi ve terekede yer alan taşınmaz veya taşınır varlıkları üzerlerine alabilmeleri için belirli yasal süreçleri tamamlamaları gerekir. Bu süreçlerin ilk adımı, mirasçıların kimler olduğunu ve miras paylarını resmi olarak gösteren bir veraset ilamının (mirasçılık belgesi) alınmasıdır.
Veraset ilamı alındıktan sonra, miras konusu varlıkların intikal işlemlerinin yapılması gerekmektedir. Özellikle Türkiye’de bulunan gayrimenkullerin tapuda mirasçılar adına tescil edilmesi, bankalardaki mevduatların çekilmesi ve varsa araçların devri için veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilmesi zorunludur. İngiltere’de bulunan mirasçıların bu işlemleri bizzat Türkiye’ye gelerek yürütmesi hem zaman hem de maliyet açısından zorlayıcı olabilmektedir. Bu aşamada, yasal usullere uygun olarak hazırlanan ve gerekli yetkileri içeren vekaletnameler vasıtasıyla işlemlerin uzaktan takip edilmesi, sürecin tıkanmadan ilerlemesine olanak tanır.
Türkiye’de Yatırım Yapmak ve Şirket Kurmak İsteyen İngiltere Sakinleri İçin Yol Haritası
Son yıllarda İngiltere’de yaşayan pek çok Türk vatandaşı veya yabancı yatırımcı, Türkiye’nin stratejik konumunu ve dinamik pazarını değerlendirmek amacıyla Türkiye’de ticari yatırımlara yönelmektedir. Özellikle tekstil, otomotiv yan sanayi ve tarım gibi alanlarda güçlü bir üretim merkezi olan Bursa gibi sanayi kentleri, yurt dışındaki yatırımcılar için cazip fırsatlar sunmaktadır. Türkiye’de şirket kurulumu, yabancı yatırımcılar için de Türk vatandaşlarıyla aynı kolaylaştırılmış prosedürlere tabidir.
Türkiye’de kurulacak şirketin türünün (Limited veya Anonim Şirket) belirlenmesi, şirket ana sözleşmesinin hazırlanması, ticaret sicili kayıtları, vergi dairesi açılışları ve gerekli ruhsatların alınması gibi adımlar titiz bir planlama gerektirir. İngiltere’de yaşayan girişimciler, Türkiye’ye gelmelerine gerek kalmadan, konsolosluklar aracılığıyla düzenleyecekleri şirket kuruluşu yetkilerini içeren vekaletnameler ile tüm bu resmi süreçleri başlatabilmektedir. Doğru bir hukuki altyapı ile kurulan şirketler, gelecekte yaşanabilecek ortaklık uyuşmazlıklarının ve mali risklerin önüne geçilmesini sağlar.
Uzaktan Hukuki İşlem Yönetimi ve Hak Kayıplarının Önlenmesi
İngiltere ile Türkiye arasındaki coğrafi mesafe, hukuki işlemlerin takibinde gecikmelere veya usul hatalarına neden olabilmektedir. Hak düşürücü süreler, zamanaşımı süreleri ve mahkemelerin belirlediği kesin süreler, yurt dışında yaşayan vatandaşların en çok dikkat etmesi gereken hususlardır. Bir davanın süresinde açılmaması veya mahkeme tarafından talep edilen bir belgenin zamanında sunulmaması, haklı olunan bir davada dahi kayba uğranmasına yol açabilir.
Tüm bu süreçlerin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için konsolosluklar aracılığıyla çıkarılacak vekaletnamelerin içeriği büyük önem taşır. Genel bir vekaletname, boşanma, tanıma-tenfiz, gayrimenkul satışı veya şirket kuruluşu gibi özel yetki gerektiren işlemler için yeterli olmayacaktır. Vekaletnamede hangi işlemlerin yapılabileceğinin açıkça ve sınırları belirlenmiş şekilde yazılması, hem güvenliği sağlar hem de işlemlerin resmi kurumlarca reddedilmesini engeller.
Bursa’da faaliyet gösteren Başkent Hukuk ve Danışmanlık, somut olayın özelliklerine göre değişebilen bu tür karmaşık hukuki süreçlerde, yurt dışında yaşayan müvekkillerine hukuki durum tespiti, süreç analizi ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Türkiye’deki hakların korunması, ticari girişimlerin güvenli limanlarda başlatılması ve aile hukukundan doğan ihtilafların çözülmesi, her olayın özel koşulları dikkate alınarak planlanmalıdır.
İngiltere’de yaşayan vatandaşların Türkiye’deki hukuki işlemlerini profesyonel bir yaklaşımla ele almaları, hem zamandan tasarruf edilmesini sağlar hem de gelecekte ortaya çıkabilecek olası uyuşmazlıkların önüne geçer. Yabancı mahkeme kararlarının tescilinden miras paylaşımlarına, şirket yatırımlarından gayrimenkul yönetimine kadar her adımın yasal mevzuata uygun olarak atılması, gurbetteki vatandaşlarımızın Türkiye’deki haklarının en güçlü şekilde korunmasının temel anahtarıdır.
