Skip to main content

İngiltere’de Yaşayan Türk Vatandaşlarının Türkiye’deki Hak, Alacak ve Miras Davalarının Hukuki Takibi

By Temmuz 7th, 2026Genel

Makale Görseli

İngiltere’de yaşamını sürdüren binlerce Türk vatandaşı ve çifte vatandaş, hayatlarını yurt dışında inşa etseler de Türkiye ile olan hukuki, soybaba, ekonomik ve ailevi bağlarını korumaya devam etmektedir. Türkiye’deki mal varlıkları, aile üyelerinden kalan miraslar, geçmişte yaşanan evlilik ve boşanma gibi kişisel durum değişiklikleri, zamanla sınır ötesi hukuki süreçlerin doğmasına yol açmaktadır. İngiltere ile Türkiye arasındaki coğrafi mesafe, her iki ülkenin hukuk sistemlerindeki yapısal farklılıklar ve bürokratik işlemler, yurt dışındaki vatandaşların Türkiye’deki hak ve alacaklarını takip etmesini zorlaştıran temel unsurlar arasında yer almaktadır. Bu durum, hak kayıplarının önlenmesi adına profesyonel ve usulüne uygun adımların atılmasını zorunlu kılmaktadır.

Yurt dışında ikamet eden kişilerin Türkiye’deki mahkemeler, tapu müdürlükleri, bankalar ve diğer resmi kurumlar nezdinde yürütecekleri işlemler, Türk usul hukukunun katı kurallarına tabidir. Sürelerin kaçırılması, eksik evrak sunulması veya yetkisiz mercilere başvuru yapılması gibi hatalar, telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara yol açabilmektedir. Bu nedenle, İngiltere’de yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye’deki hak ve alacaklarının takibi, tanıma ve tenfiz işlemleri ile miras paylaşımları gibi konuların titizlikle ele alınması gerekmektedir.

Yabancı Mahkeme Kararlarının Türkiye’de Hüküm Doğurması ve Tanıma Tenfiz Süreçleri

İngiltere mahkemeleri tarafından verilen boşanma, velayet, nafaka veya alacak kararları, doğrudan Türkiye sınırları içerisinde geçerlilik kazanmaz. Bir yabancı mahkeme kararının Türkiye’de resmi olarak hüküm ve sonuç doğurabilmesi için Türk mahkemeleri tarafından tanınması veya tenfiz edilmesi gerekmektedir. Tanıma, yabancı bir mahkeme kararının kesin hüküm gücünün Türkiye’de kabul edilmesini sağlarken; tenfiz ise bu kararın Türkiye’de icra edilebilir hale gelmesini sağlar. Özellikle aile hukuku alanında, İngiliz mahkemelerinde boşanmış olan çifte vatandaşların veya Türk vatandaşlarının bu kararı Türkiye’de tanıtmamaları halinde, Türk nüfus kayıtlarında halen evli görünmeye devam etmeleri sıklıkla karşılaşılan bir sorundur.

Yabancı mahkemelerin boşanma kararlarının Türkiye’de de tanınması süreci, tarafların haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Geçmiş yıllarda yalnızca mahkemeler kanalıyla yürütülen bu süreç, yapılan hukuki düzenlemelerle birlikte belirli şartların varlığı halinde nüfus müdürlükleri aracılığıyla da idari yoldan gerçekleştirilebilir hale gelmiştir. Ancak tarafların uzlaşamaması, tebligat imkansızlıkları veya kararın kamu düzenine aykırılık teşkil etmesi gibi durumlarda, tanıma ve tenfiz davasının Türk mahkemelerinde açılması kaçınılmaz olmaktadır. Bu davalarda, İngiliz mahkemesinden alınan kararın kesinleşmiş olması, apostil şerhi taşınması ve resmi Türkçe tercümesinin usulüne uygun yapılmış olması gibi şekli şartlar aranmaktadır.

Yurt Dışında Yaşayan Mirasçıların Türkiye’deki Miras Hakları ve Sınır Ötesi Veraset İşlemleri

İngiltere’de yaşayan Türk vatandaşlarının veya yabancı ülke vatandaşlığına geçmiş olan eski Türk vatandaşlarının (mavi kart sahipleri dahil) en sık karşılaştığı hukuki süreçlerden biri de miras taksimidir. Türkiye’de vefat eden bir yakından kalan taşınır veya taşınmaz malların mirasçılara intikal edebilmesi için öncelikle veraset ilamı (mirasçılık belgesi) alınması gerekmektedir. Mirasçıların yurt dışında bulunması, bu sürecin işleyişini zorlaştırsa da mirasçıların haklarını ortadan kaldırmaz. Türk miras hukuku, kanuni mirasçıların haklarını koruma altına almış olup, miras bırakanın mal varlığının tespiti ve paylaşımı belirli kurallara bağlanmıştır.

Sınır ötesi miras ilişkilerinde en çok merak edilen konulardan biri de yabancı uyruklu mirasçıların durumudur. Örneğin, yabancı ülke vatandaşı olan bir torunun, Türkiye’deki dedesinden kalan miras üzerinde hak sahibi olup olamayacağı sorusu uygulamada sıklıkla gündeme gelmektedir. Türk hukukuna göre, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’deki miras hakları, karşılıklılık ilkesi ve taşınmaz edinimine ilişkin yasal sınırlamalar çerçevesinde değerlendirilmektedir. İngiltere ile Türkiye arasındaki ikili ilişkiler ve yasal mevzuat, İngiliz vatandaşlığına geçmiş olan kişilerin veya doğrudan yabancı uyruklu olan mirasçıların Türkiye’deki miras paylarını yasal sınırlar dahilinde talep etmelerine olanak tanımaktadır. Bu süreçte terekenin tespiti, murisin borçlarının araştırılması ve mirasın reddi gibi kritik süreye bağlı işlemlerin kaçırılmaması hayati önem taşır.

İngiltere’den Türkiye’deki Gayrimenkul ve Alacakların Uzaktan Yönetimi

İngiltere’de ikamet ederken Türkiye’deki taşınmazların kiralanması, satılması, tapu tescil işlemleri veya üçüncü kişilerden olan alacakların tahsil edilmesi ciddi bir operasyonel takip gerektirir. Mesafe nedeniyle mülklerin sahipsiz kalması, haksız işgaller, kira bedellerinin ödenmemesi veya borçluların yükümlülüklerini yerine getirmemesi gibi durumlar gurbetçi vatandaşları maddi zarara uğratmaktadır. Türkiye’ye her işlem için bizzat seyahat etmek hem yüksek maliyetli hem de zaman alıcı olduğundan, uzaktan yönetim mekanizmalarının doğru kullanılması gerekmektedir.

Bu tür durumlarda, İngiltere’deki Türk konsoloslukları vasıtasıyla usulüne uygun olarak düzenlenen vekaletnameler, işlemlerin Türkiye’de vekil tayin edilen kişiler aracılığıyla yürütülmesini sağlar. Ancak vekaletnamelerin kapsamının çok geniş tutulması veya hatalı yetkilendirmeler yapılması, kötü niyetli kullanımlara zemin hazırlayabilmektedir. Gayrimenkul devirleri, banka hesaplarının yönetimi veya dava açma yetkilerinin sınırlarının somut ihtiyaca göre, aşırıya kaçmadan ve hukuki güvenceler altında belirlenmesi gerekmektedir. Alacakların icra yoluyla takibi süreçlerinde de borçlunun mal varlığı araştırmasının titizlikle yapılması, tahsilat kabiliyetini doğrudan etkileyen unsurlar arasındadır.

Yargıtay Kararları Işığında Usul Hukukunun Önemi ve Hak Kayıplarının Önlenmesi

Türk yargı sisteminde davaların usul kurallarına uygun olarak açılması ve yürütülmesi, davanın esastan kazanılması kadar önemlidir. Yargıtay kararları incelendiğinde, haklı olunan birçok davanın yalnızca usul hataları, yetkisiz mahkemede dava açılması, tebligat usulsüzlükleri veya zamanaşımı sürelerinin geçirilmesi nedeniyle reddedildiği görülmektedir. Örneğin, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2019/4986 E., 2019/10588 K. sayılı kararı gibi yüksek mahkeme kararları, mülkiyet hakları, zilyetlik ve infaz hukuku gibi teknik konularda usul kurallarının ne kadar katı uygulandığını açıkça ortaya koymaktadır.

Yurt dışından açılan davalarda özellikle tebligat süreçleri en büyük gecikme ve usulsüzlük kaynaklarından biridir. İngiltere’deki adrese yapılacak tebligatların uluslararası sözleşmelere ve Tebligat Kanunu’nun ilgili maddelerine uygun olarak yapılması gerekir. Aksi takdirde, gıyapta alınan kararların bozulması veya icra edilememesi riski ortaya çıkar. Aynı şekilde, mahkemeye sunulacak delillerin sunuluş şekli, yabancı dildeki belgelerin tercüme ve tasdik süreçleri de usul hukukunun sıkı şekil şartlarına bağlıdır. Somut olayın kendine has özellikleri analiz edilmeden, şablon dilekçelerle hareket etmek telafisi imkansız kayıplara yol açabilir.

Bursa’da Yatırımı ve Mal Varlığı Bulunan Gurbetçiler İçin Hukuki Güvenceler

Bursa, gerek sanayi ve tarım kapasitesi gerekse tarihi ve turistik değeri nedeniyle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının yatırım yapmak ve mülk edinmek için en çok tercih ettiği şehirlerin başında gelmektedir. İngiltere’de yaşayan ve aslen Bursalı olan ya da birikimlerini Bursa’da gayrimenkul, arsa veya ticari ortaklıklarla değerlendiren vatandaşlar, yerel mevzuatı yakından takip etmek durumundadır. Bursa’daki imar değişiklikleri, kentsel dönüşüm projeleri, kamulaştırma kararları veya kiracı ilişkileri, yurt dışından doğrudan izlenmesi zor olan dinamik süreçlerdir.

Bursa’da mülkü veya yatırımı bulunan kişilerin, yerel mahkemelerin uygulamalarını, belediye mevzuatlarını ve tapu müdürlüklerindeki işlemleri yakından takip etmesi gerekir. Tarım arazilerinin bölünmesi yasakları, miras kalan gayrimenkullerin ortaklığının giderilmesi (izale-i şuyu) davaları gibi karmaşık süreçler, Bursa genelinde sıkça karşılaşılan uyuşmazlıklardandır. Bu tür uyuşmazlıklarda tarafların hak kaybına uğramaması, gayrimenkullerinin değer tespiti ve satış işlemlerinin şeffaf yürütülebilmesi için hukuki süreçlerin profesyonelce yönetilmesi gerekmektedir.

Bursa’da faaliyet gösteren Başkent Hukuk ve Danışmanlık, somut olayın özelliklerine göre değişebilen hukuki süreçlerde, yurt dışında yaşayan vatandaşların Türkiye’deki hak, alacak, tanıma, tenfiz ve miras işlerine yönelik hukuki durum değerlendirmesi ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Yurt dışı ve yurt içi mevzuatın kesişim noktasında yer alan sınır ötesi uyuşmazlıklar, her olayın kendi şartları, tarafların vatandaşlık durumları ve mülklerin hukuki statüsü göz önünde bulundurularak çözülmelidir. Hakların zamanında ve eksiksiz olarak teslim alınabilmesi, doğru stratejilerin belirlenmesi ve usul kurallarına tam uyum sağlanması ile mümkündür. İngiltere’den Türkiye’ye uzanan hukuki köprülerin sağlam temeller üzerine kurulması, gelecekte yaşanabilecek olası ihtilafların da önüne geçecektir.